Create Your First Project
Start adding your projects to your portfolio. Click on "Manage Projects" to get started
YILIDIK EY HALKIM UNUTMA BİZİ -2015
Proje türü
Sergiler
Tarih
2016
Konum
Ankara
Boğa çağrışımları arasında gücü ile doğayı yerle bir eden buldozer, “Yıkım” serisi resimlerimde iktidarın yıkıcı yönünü vurgulayan bir metafor olarak ele alınmış ve boğanın kendisi değil, yıkıcı yönü ile adını verdiği iş makinesi, bir diğer güç ve iktidar imi olarak ana eksene yerleştirilmiştir.
Adorno’nun dediği gibi sanatın eleştirel negatiflik ile ütopyacı beklenti arasındaki gerilimin oluşturduğu bir çelişkiler alanına yerleşmesi, Boucher’in vurguladığı gibi çağdaş düşüncedeki ütopyacı itkinin korunması hedeflenir. Bu nedenle eleştirilen yıkan ile yok edilmeye çalışılan aydınlık Türkiye’ye ait ütopik beklentilerin Küçük Tiyatro, Opera, AKM, Haydarpaşa, İstiklal Caddesi gibi simgelerine yer verilir.
Özel hayata müdahale kamusal hayata müdahale ile başlamaktadır. Tehdit sadece kültürel mirasımıza karşı değil, yaşam şekline karşıdır. İstiklal Caddesi diğer binalardan farklı olarak özellikle yaşama şeklinin simgesi olması bakımından seçilmiştir. 1908 yılında hizmete giren Haydarpaşa Garı ranta teslim edilmek istenmiş, modernist mimarinin seçkin örneklerinden Atatürk Kültür Merkezi ise özellikle hedef alınmış ve çürümeye terk edilmiş olup yıkılmak istenmektedir. 1926 dan beri hizmet veren Küçük Tiyatro binası ve 1934’den bu yana hizmet veren Opera binası ile ilgili tehdit, şimdilik parçası oldukları kurumun sanat politikası ile alakalıdır. Bu binalar ve diğer benzerleri içinde bulundukları kentlerin kimliğini oluşturmuş, cumhuriyetin ilanından bugüne kadar yetişen kuşakların entelektüel dünyalarının mimarı olmuştur.
Bu binalar ve mekânlar ile duygusal bağlarımız vardır. Günümüzün İstiklal Caddesi, üzerinde sinemaların, kitapçıların ve sergi salonlarının yer aldığı İstiklal Caddesinden nicedir farklıdır. Cadde, ağır bir tavuk döner kokusuna teslim olmuştur. Artık kaldırımlarda lavanta satan güler yüzlü Çingene kadınlar yoktur. Gene de kozmopolit yapısını korur. Ancak bilinçli müdahaleler ile caddenin demografik yapısı tehdit altındadır. Göstermelik tramvay ve tarihi binaların mimari dokusunu unutacak olursak Sincan’da ya da Pendik’de her hangi bir cadde gibi olmak üzeredir.
Haydarpaşa Garı herhangi bir bina değildir. Anadolu’dan İstanbul’a gidenlerin İstanbul’a ait gördükleri ilk binadır. Bu bina ayrılıklar, kavuşmalar, umutlar, hayal kırıklıklarına tanıktır. Moskova’da halkın sarayı dedikleri metro durağı benzeri, Haydarpaşa da Anadolu’dan gelen halkın içinde bulunma ayrıcalığını tattığı yegane görkemli binadır. Ne yazık ki bu görkem onu kapitalist sistem ve küresel sermaye için çok çekici kılmaktadır.
Kuğu Gölü’nü ilk olarak Atatürk Kültür Merkezi’nde izledim. Kızımı bir çocuk oyununa ilk defa AKM’de götürdüm. Modernist mimarinin en güzel örneklerinden olan bu binayı son olarak 10. Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında görebildim. 1. kattaki uçsuz bucaksız Hereke halıya en son 2007’de basabildim. Camlarından dışarıya en son o zaman bakabildim.















